November 2009
13 posts
murathan mungan okurken ezkaza
yeni türkü dinlersem yüzüme sinsi bir gülücük oturuyor. yan masadaki aşıkların flörtünü, komşunun kavgasını dinlemiş, sevişen bir çifti yatakta basmış hissediyorum.
Nov 26th
“If fate doesn’t make you laugh, you just don’t get the joke”
– Gregory David Roberts
Nov 22nd
“sonunu göremediğin film sayısı kadar mutlusundur”
– eski ve iyi bir dostun sarhoş bir masada söylediği cümle.
Nov 21st
5 notes
“bugünün işini yarına bırak bugün yanına kar kalsın.”
– kendim söyledim kendim beğendim.
Nov 19th
Güzel, çirkin
uzun, kısa, yakışıklı, kambur, götü yere yakın, leylek bacaklı, zengin, fakir, iyi, kötü, gözlüklü, ceylan gözlü, sinsi, iyi kalpli, yalancı, riyakar, dürüst, manik, depresif, kadın, erkek, gay, lezbiyen… herkesin anlatacak berbat bir aşk hikayesi var.
Nov 16th
sinek küçük evet
ama ne demiş atalarımız? mide bulandırır. he işte bazı imla hataları bana sinek görmüş hissi uyandırıyor. en iyi dostundan kazık yemiş gibi oluyorum. ki bazen en iyi dostlar da sineklere dönüşebiliyor malumunuz.
Nov 12th
sevgili evren,
Biliyorum beni çok seversin, gönderdiğin mesajları anında görür, bahsi yükseltirim, didişir dururuz. Ancak bu aralar bana bir işaret gönder dediğim her seferinde abuk sabuk şeyler yapıyorsun. Rica ediyorum bir şey diyeceksen yüzüme söyle. Artık imalardan hoşlanmıyorum.
Nov 12th
Nov 9th
çocukken
belimizdeki hulahop yere düştüğünde umutsuzluğa kapılmak yerine yerden kaldırır ve devam ederdik, seksekte çizgiye basmak sorun değildi büyüdüğümüzde çizgilere basmadan yürümeye çalışmak gibi, kumdan kaleleri dalgalar alıp götürdüğünde hevesle yeniden başlardık yapmaya dünyamız yıkılmış gibi davranmak yerine. 
Nov 9th
gülmeliyiz bence
çünkü hayat çok komik.
Nov 9th
2 notes
“Anlamıyorum seni” diyen birine kendimi anlatmak üzere uzattığım kitap...”
– Ahmet Güntan/Ormanların Gümbürtüsü’nden.
Nov 7th
'an'
şimdi hani hayat anların bir çeşit sıralaması gibi düşünürüz ya. aslında her şey tek bir an için. çok yaşamış, çok görmüş, çok çalışmış, çok sevmiş olsan da o anı kaçırırsan hayatın kendisi kaçıyor. gökkuşağı mesela. ya da yıldız kayması. ya da göz göze geldiğin tek bir an biriyle.
Nov 7th
sanki
gecenin bir yarısı, hiç sigaram yok dediğin anda, masadaki kitabın altında, çantanın gözünde, çekmecenin içinde tek bir sigara bulmuş gibi. Metroya binecekken bozuk paran yok bilirken, cüzdanından jeton çıkması gibi, radyoyu açar açmaz dinlemek istediğin şarkıya rastlamak gibi, aynı şarkıya gittiğin bir barda denk gelmek gibi, takside unuttuğun cüzdanın sana ilahi bir yoldan geri dönmüş gibi, ne...
Nov 2nd
2 notes