huzur kaçıran anlamsız objeler
komodin insanın asabını bozar mı hiç?
bozabilir.
hatta tam olarak şöyle gerçekleşir objelerin insanın huzurunu kaçırması:
muhtemelen hazırlıksız yakalanırsınız. yani o esnada acayip boş bir şeyle meşgulsünüzdür. bir diğer ihtimal de, ne bileyim çalışıyor olabilirsiniz mesela. psikoloji dünyası bunu algıda seçicilik ile açıklar eminim. ama huzurun kaçmasını açıklayamazlar.
birden gözün takılır. ama o kadar aniden ki. hayır işin tuhafı o obje, -bu durumda komodin- bin yıldır orada durur. ve sen bin yıldır o komodinin karşısında oturursun. bir an bir şey olur. ve gözün komodine takılır. sanki ilk kez görüyormuşçasına bakmaya başlarsın komodine. sanırsın büyücüler onu hop diye oraya atıp kaçmışlar, öyle şaşırırsın.
ve o komodin, bir anda içine yumru gibi oturur. hiç anımsamaman gereken bir diyalog gelir aklına. nereden de görmüşsündür ki şimdi? sinir sinir sana bakar komodin. “ha-ha” der, “hatırladın mı beni canım?” sen ise, komodine karşı 1-0 mağlup, bakakalırsın. için ezilir. yani işte tam olarak, huzurun kaçar.
komodini kaldırıp camdan da atamazsın durduk yerde. üstelik fonksiyoneldir. ha mesela söz konusu obje kadeh olsa, at kadehi elinden de, komodini napacaksın? -komodin de ilaç ismi gibi. üstelik sık tekrarlanınca anlamsızlaşan sözcüklerdenmiş bunu da öğrenmiş olduk.-
komodinin yerini bir disko topu, teki kalmış bir kol düğmesi, bir kalem, bir şişe, gün içinde araba plakası, bir pasta çeşidi, bir şapka çeşidi yahut ayakkabı alabilir. neyse.
huzurumuz kaçmasın.